ALTERNATİF FİNANSMAN MODELİ: SAT-KİRALA-GERİ AL İŞLEMLERİ
Sat-kirala -geri al (SKG) işlemi, bir işletmenin sahip olduğu taşınır veya taşınmaz varlığı (genellikle gayrimenkul, ekipman, makine vb.) bir finansal kiralama şirketine satıp, aynı varlığı eş zamanlı olarak kiralayarak kullanmaya devam etmesi ve sözleşme sonunda geri alma hakkını elde etmesi esasına dayanır. Yurt dışında uzun yıllardır mevcut olan bu uygulama 6361 sayılı Kanun ile ülkemizde de uygulama alanı bulmuştur.
Sat–kirala–geri al işlemlerinin Türkiye’deki hukuki altyapısı, temelde 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ve genel hükümler açısından Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde şekillenir. Bu yapı, işlemin hem satış hem de kiralama yönünü birlikte düzenler.
6361 sayılı Kanunun 18’nci maddesinde finansal kiralama sözleşmesi; kiralayanın, kiracının talebi ve seçimi üzerine üçüncü bir kişiden veya bizzat kiracıdan satın aldığı veya başka suretle temin ettiği veya daha önce mülkiyetine geçirmiş bulunduğu bir malın zilyetliğini, her türlü faydayı sağlamak üzere kira bedeli karşılığında, kiracıya bırakmasını öngören sözleşme olarak tanımlanmıştır. Kiralayanın bizzat kiracından satın aldığı bir malı sözleşme ile kiracıya bırakması şeklinde yapılan finansal kiralama sözleşmeleri SKG işleminin hukuki alt yapısını oluşturmaktadır.
Sat–kirala–geri al işlemi aslında iki aşamalı karma bir sözleşmedir. İlk aşamada işletme taşınır veya taşınmaz varlığını finansal kiralama şirketine satar. Bu satış işlemi Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde yapılır. İkinci aşamada, eski malik ile finansal kiralama şirketi arasında finansal kiralama sözleşmesi düzenlenir ve bu sözleşme 6361 sayılı Kanuna tabidir.
Sat–kirala–geri al işlemi, işletmelerin finansman ve bilanço yönetimi ihtiyaçlarına cevap veren pratik bir yöntemdir. Bu uygulamada işletme aktifinde bulunan taşınır veya taşınmazı finansal kiralama şirketine satarak hızlı bir şekilde nakit sağlar. Ayrıca satmış olduğu kıymeti kullanmaya devam ettiği için mal veya hizmet üretimi sekteye uğramaz. Satılan kıymetin kiralama sözleşmesi sonunda geri alınma hakkı olduğu durumlara kıymet tam anlamıyla elden çıkarılmamış olur. İşletmenin nakit ihtiyacını karşılamak amacıyla sahibi olduğu taşınır veya taşınmazı satması durumunda kurumlar vergisi, katma değer vergisi, tapu harcı gibi önemli vergisel yükleri olabilecektir. Oysa SKG işleminde vergi kanunları ile sağlanan bazı avantajlar nedeniyle aktifteki kıymetin kiralayana satışı ve geri alınması esnasında önemli bir vergi yükü oluşmayacaktır.
SKG genellikle bilançolarında yüksek değerli sabit kıymetler bulunan ve nakit ihtiyacı olan işletmeler tarafından tercih edilmektedir. Türkiye uygulamasında SKG yaygın olarak sanayi ve üretim şirketleri (fabrika binaları, makinalar ve üretim tesisleri), inşaat ve gayrimenkul şirketleri (ofis binaları, AVM’ler), Lojistik ve taşımacılık şirketleri (tır, kamyon ve araç filoları), havayolu ve ulaştırma şirketleri (uçaklar, büyük ölçekli taşıtlar), perakende mağazacılık şirketleri (mağaza binaları, depolar) ve konaklama hizmeti veren şirketler (otel binaları, turizm tesisleri) tarafından alternatif bir finansman modeli olarak kullanılmaktadır.
SKG işlemleri finansman sağlama açısından ciddi avantajlara sahip olmakla birlikte işlem sonucu ele edilen nakdin verimli kullanılmaması durumunda bazı dezavantajlar da yaratabilmekte sonuç olarak şirket için önemli bir kıymetin tamamen elden çıkması ile sonuçlanabilmektedir.
SKG İşlemlerinin Avantajları Nelerdir?
Sat–kirala–geri al (SKG) işlemi, özellikle finansman ihtiyacı olan işletmeler için önemli avantajlar sağlar. Uygulamanın bazı avantajlarını aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz.
– İşletme varlığını finansal kiralama şirketine satar satmaz anında yüksek tutarda nakit elde eder. Krediye göre daha hızlı finansman sağlanır.
– Satılan varlık eş zamanlı olarak kiralanacağı için mal veya hizmet üretim faaliyetleri sekteye uğramaz.
– Banka kredisi kullanılmaksızın finansmana erişim imkânı sayesinde banka kredi limitleri kullanılmaz. Krediye erişimin zor olduğu dönemlerde çok avantajlı bir finansman alternatifidir.
– SKG işlemi sonucunda aktifteki sabit kıymet nakde dönüşür ve şirketin likidite rasyoları iyileşir. Finansal olarak daha güçlü bir görünüm sağlanabilir.
– Sözleşme sonunda varlığın geri alma hakkı olduğundan kira süresinin sonunda mülkiyet geri kazanılabilir.
– SKG işlemi sonucunda elde edilen nakit verimli yatırımlarda kullanılarak önemli bir nakit akışı yaratılabilir.
– SKG şirkete önemli bir finansal esneklik sağlar. Nakit çıkışları zamana yayılarak daha dengeli bir finansal performans sağlanabilir.
– Uygulama sayesinde âtıl durumda bulunan varlıklar nakde çevrilip elde edilen nakit verimli alanlara yatırılabilir.
SKG İşlemlerinin Dezavantajları Var Mıdır?
Finansmana erişim açısından alternatif bir model olan SKG işlemleri önemli avantajları yanı sıra bazı dezavantajları da bünyesinde barındırmaktadır.
SKG işleminin en önemli riski sabit kıymetin mülkiyetinin tamamen kaybedilme riskidir. Bu nedenle stratejik varlıkların SKG işlemine konu edilmesi önerilmemektedir. Finansal kiralama sözleşmeleri uzun dönemli ve bağlayıcı nitelikte sözleşmelerdir. Bu durum işletmenin sözleşme süresi boyunca yüksek tutarlarda kira ödeme zorunluluğu nedeniyle finansal zorluk yaşamasına neden olabilir. Özellikle kriz dönemlerinde mal ve hizmetlere talebin azalması nedeniyle işletme kira ödemelerini yapabilecek nakit akışı yaratmakta zorlanabilir.
SKG işlemi ile sabit kıymetin mülkiyeti finansal kiralama şirketine geçeceğinden işletmenin varlık üzerindeki tasarruf yetkisi oldukça sınırlanacaktır. Örneğin fabrika binasını finansal kiralama şirketine geri kiralamak için satan bir işletme, üretim yeri değişikliği yapma konusunda tasarruf yetkisini kaybedebilir. Ayrıca sözleşmede yer almaması durumunda taşınmazında alt kiralama yapamaz. Taşınmazda önemli değişiklikler yapamaz.
Hangi Sabit Kıymetler SKG İşlemine Konu Olabilir?
Sat–kirala–geri al (SKG) işlemine konu olabilen mallar, genel olarak finansal kiralamaya elverişli olan varlıklardır ve hukuki çerçevesi 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ile belirlenmiştir. Kanunun 19’uncu maddesine göre finansal kiralama sözleşmesine taşınır ve taşınmaz mallar konu olabilir. Bütünleyici parça veya eklenti niteliklerine bakılmaksızın asli niteliğini koruyan her mal tek başına finansal kiralama sözleşmesinin konusu olabilir. Uygulamada en çok gayrimenkuller bu kapsamda kullanılmaktadır.
İstisnaya konu olabilecek taşınmazlar Türk Medeni Kanununda “taşınmaz” olarak tanımlanan ve esas niteliği bakımından bir yerden başka bir yere taşınması mümkün olmayan, dolayısıyla yerinde sabit olan mallardır.
Bilgisayar yazılımlarının çoğaltılmış nüshaları hariç olmak üzere patent gibi fikrî ve sınai haklar finansal kiralama sözleşmesine konu olamaz.
Sat-Kirala-Geri Al İşlemi VS Banka Kredisi
Sat-Kirala-Geri Al (Sell and Leaseback) işlemi ile banka kredisi, işletmelerin nakit akışını yönetmek için kullandığı iki temel yöntemdir. İkisi de finansman sağlasa da, mülkiyet yapısı ve bilanço üzerindeki etkileri bakımından birbirlerinden oldukça farklıdırlar.
Banka kredisinde, bir varlığı (gayrimenkul, makine vb.) teminat göstererek bankadan borç alınır. Varlık işletme üzerinizde kalmaya devam eder, ancak üzerinde banka lehine ipotek bulunur.
Sat-Kirala-Geri Al işleminde, işletme aktifindeki bir varlığı (genellikle bir gayrimenkulü) finansal kiralama (leasing) şirketine satmakta ve satış bedelini nakit olarak almaktadır. Daha sonra işletme bu varlığı belirli bir süre için kiralar ve sözleşme sonunda varlığı sembolik bir bedelle geri alır.
Sat-kirala-geri al işlemi ile banka kredisine ilişkin karşılaştırmalı özellikler aşağıdaki gibidir.
| Özellik | Sat-Kirala-Geri Al İşlemi | Banka Kredisi |
| Mülkiyet | Sözleşme süresi boyunca FK şirketindedir. | İşletmededir. Ancak üzerinde banka ipoteği bulunur. |
| Finansman Oranı | Varlık değerinin tamamı | Genellikle ekspertiz değerinin %50-%70’i kadardır. |
| Bilanço Etkisi | Borçlanma oranını iyileştirebilir; nakit girişi sağlar. | “Finansal Borçlar” kalemi artar, borçluluk oranı yükselir. |
| Vergi Avantajı | KDV istisnası ve Kurumlar Vergisi avantajları mevcuttur. | Sadece ödenen faiz gider gösterilebilir. |
| Vade | Genellikle daha uzun vadeler (5-10 yıl) sunulabilir. | Piyasa koşullarına göre daha kısıtlı olabilir. |
| Teminat | Varlığın kendisi ana teminattır. | Ek teminatlar veya kefaletler istenebilir. |
SKG İşleminde Vergisel Avantajlar
Sat-Kirala-Geri Al işlemlerinde işletmelerin yararlanabileceği birçok vergisel avantaj mevcut olup bunlar ilgili vergi kanunlarında istisnalar olarak yer almaktadır.
Katma Değer Vergisi İstisnası
Katma Değer Vergisi Kanununun 17/4-y maddesine göre, 21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu kapsamında; finansal kiralama şirketleri, katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarınca bizzat kiracıdan satın alınıp geriye kiralanan her türlü taşınır ve taşınmazlara uygulanmak üzere ve kiralamaya konu kıymetin mülkiyetinin sözleşme süresi sonunda kiracıya devredilecek olması koşulu ile kiralamaya konu taşınır ve taşınmazın kiralayana satılması, satan kişilere kiralanması ve devri katma değer vergisinden istisna edilmiştir. Sözleşmesinin
Madde metninden de anlaşılacağı üzere kiralamaya konu taşınır ve taşınmaz malların;
– Kiracı tarafından finansal kiralama şirketleri, katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarına satışı,
– Finansal kiralama şirketleri, katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankaları tarafından satan kişilere kiralanması,
– Kiralama sözleşmesi sonunda kiracıya devri,
Katma değer vergisinden istisnadır.
Finansal kiralama sözleşmelerinde sözleşme sonunda taşınır veya taşınmaz varlığın kiracısına devri zorunlu değildir. Ancak SKG kapsamında katma değer vergisi istisnasından yararlanabilmek için finansal kiralama sözleşmesinde kira süresi sonunda taşınır veya taşınmaz malın kiracıya devredilmesi yönünde hüküm olması zorunludur. Söz konusu zorunluluğu içermeyen finansal kiralama sözleşmeleri nedeniyle katma değer vergisi istisnasından yararlanılamaz.
İstisna, kiralamaya konu taşınır ve taşınmazların satın alınması, satan kişilere kiralanması ve tekrar kiralayana devri işlemlerinde uygulanacak olup, aynı sözleşme kapsamındaki işlemlerin ayrıştırılarak farklı uygulamalara tabi tutulması mümkün değildir. Diğer bir deyişle SKG işleminde yukarıda belirtilen üç aşamada da katma değer vergisi istisnası uygulanacak olup, herhangi bir aşamada istisnadan vazgeçme gibi bir durum söz konusu olamayacaktır.
Bilindiği üzere genel kural olarak vergiden istisna edilmiş bulunan malların teslimi ile ilgili alış vesikalarından gösterilen veya bu malların maliyetleri içerisinde yer alan katma değer vergisi mükelleflerin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilemez. Katma değer vergisinden istisna olarak teslim edilen bir malın alınması veya imali sırasında yüklenilen katma değer vergisi istisna teslimin gerçekleştiği dönemde karma değer vergisi indirimlerinden çıkarılarak “ilave edilecek vergi” olarak dikkate alınmaktadır.
Ancak Katma Değer Vergisi Kanununun 17/4-y maddesine göre, kiracılarca istisnaya konu taşınır ve taşınmazların iktisabında yüklenilen KDV’nin, devrin yapıldığı döneme kadar indirim yoluyla telafi edilen kısmı için herhangi bir düzeltme yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak devrin yapıldığı döneme kadar indirilemeyen KDV “İlave edilecek KDV’ olarak beyan edilip devrin yapıldığı hesap dönemine ilişkin gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınabilecektir.
Kiracıların SKG işlemine konu edilen varlığın iktisabında yüklenilen KDV’nin, devrin yapıldığı döneme kadar indirim yoluyla telafi edilen kısmı nasıl tespit edilecektir? Varlığın kiracı tarafından ilk kez aktife alındığı dönem ile varlığın finansal kiralama kuruluşuna devredildiği dönem arasındaki herhangi bir dönemde ödenecek KDV çıkması, varlık nedeniyle yüklenilen KDV’nin indirim yoluyla telafi edildiği anlamına gelmektedir. Söz konusu dönemler arasında verilen beyannamelerin tamamında devreden KDV bulunması durumunda, devreden KDV tutarının en düşük olduğu tutar telafi edilemeyen KDV olarak dikkate alınacaktır.
Kurumlar Vergisi İstisnası
Kurumlar Vergisi Kanununun 5/1-j maddesine göre, er türlü taşınır ve taşınmaz malların 6361 sayılı Kanun kapsamında geri kiralama amacıyla ve sözleşme sonunda geri alınması şartıyla, kurumlar tarafından finansal kiralama şirketleri, katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarına satışından doğan kazançlar ve bu kurumlarca söz konusu varlıkların devralındığı kuruma kira süresi sonunda devrinden doğan kazançlar kurumlar vergisinden istisna edilmiştir. Söz konusu istisnadan yararlanabilmek için bazı şartlar bulunmakta olup ilerleyen bölümde bu şartlara değinilecektir.
Taşınır veya Taşınmazın Kiralayanlara, Geri Kiralama Amacıyla ve Sözleşme Sonunda Geri Alınması Şartıyla Satıldığının Sözleşmede Yer Alması
İstisna uygulaması açısından, sat-kirala-geri al işlemine ilişkin olarak kiracı ile kiralayan kurular arasında düzenlenecek sözleşmede, bu işleme konu edilen ve kiracı tarafından kiralayanlara satılan taşınır ve taşınmazların;
.- Kiralayan kurumlarca kiracıya geri kiralanacağına,
.- Sözleşme süresinin sonunda kiracı tarafından geri alınacağına ilişkin hüküm bulunması ve bu hükümlere fiilen uyulması şarttır. Finansal kiralama sözleşmesinde belirtilen hükümlerin bulunmaması durumunda istisnadan yararlanılması mümkün değildir.
Satış Kazancının Özel Fon Hesabına Alınması
SKG işlemlerinde kiracı tarafından taşınır veya taşınmaz malların finansal kiralama şirketine satışından elde edilecek kazancın, kiracı tatarından pasifte özel bir fon hesabına alınması gerekmektedir. Satış kazancının fon hesabına alınma işleminin, kiracılarca varlıkların kiralayanlara satışının yapıldığı yılı izleyen hesap döneminin başından itibaren kazancın beyan edildiği döneme ait kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarihe kadar yapılması gerekmektedir. Bu şekilde istisna kazanç tutarı, satışın yapıldığı dönemin genel sonuç hesaplarına yansıyacak olup kurumlar vergisi beyannamesinin ilgili satırında gösterilmek suretiyle istisnadan yararlanılabilecektir.
İstisnadan geçici vergi dönemleri itibariyle de yararlanılması mümkündür. Ancak belirtilen süre içinde satış kazancının özel fon hesabına alınmaması durumunda istisnadan kurumlar vergisi beyannamesinde yararlanılması mümkün olmadığı gibi geçici vergi dönemleri itibariyle yararlanılan istisna nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile birlikte aranacaktır.
Fon Hesabında Tutulan Kazancın İşletmeden Çekilmemesi
Fon hesabına alınan kazanç tutarı kiracı tarafından sadece, gerek kira süresi boyunca gerekse kira süresinin sonunda varlıkların geri alınmasından sonra bu varlıklar için ayrılacak amortismanların (bu varlıkların kiralayan kurumlara devrinden önce kiracıdaki net bilanço aktif değerine isabet eden amortismanlar hariç) itfasında kullanılabilecektir.
Fon hesabına alınan kazanç tutarının başka bir hesaba nakledilmesi, işletmeden çekilmesi veya dar mükellef kurumlarca ana merkeze aktarılması ya da kurumların tasfiyesi halinde istisna uygulaması nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile birlikte tahsil edilecektir. Ancak Kurumlar Vergisi Kanunu hükümlerine uygun şekilde yapılan devir ve bölünmelerde söz konusu fonun devredilen veya bölünün kurumun bilançosuna aktarılması işletmeden çekiş olarak değerlendirilmeyecektir.
SKG işleminde kiracı tarafından varlığın kiralayan satılması neticesinde elde edilen satış kazanıcının pasifte özel bir fon hesabına alınması gerekmekte olup, bu fon sadece amortismanların itfasında kullanılacağından söz konusu satış kazancının özel fonlar hesabına alındıktan sonra sermayeye ilave edilmesi mümkün bulunmamaktadır.[1]
İstisna Kazancın Hesaplanması
Taşınır ve taşınmaz malların, SKG işlemine konu edilmesi dolayısıyla kiracı nezdinde doğan ve istisna uygulamasına konu kazanç tutarı, satış tarihi itibariyle hesaplanacaktır.
İstisna kapsamındaki değerlerin satışından kaynaklanan alacaklar için alınan faiz, komisyon ve benzeri gelirler kazancın tespitinde dikkate alınmayacaktır. Aynı şekilde satış bedelinin döviz cinsinden belirlenmesi durumunda ortaya çıkan kur farklarının da istisna kazanç tespitinde dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır. Döviz üzerinden veya vadeli olarak gerçekleşen satışlarda, yabancı paraların ya da alacakların değerlemesinden kaynaklanan unsurlar matrahın tespitinde gelir veya gider unsuru olarak dikkate alınacaktır.
Fon Hesabına Alınan Kazancın Amortisman Yoluyla Kullanımı
İstisnaya konu edilen satış kazancı, kiracı tarafından pasifte özel bir fon hesabında tutulacak ve özel fon hesabında tutulan bu tutar sadece kiracı tarafından bu varlıklar için ayrılacak amortismanların (bu varlıkların kiralayan kurumlara devrinden önce kiracıdaki net bilanço aktif değerine isabet eden amortismanlar hariç) itfasında kullanılabilecektir.
Örnek: (A) A.Ş. aktifinde 3.000.000 TL bedelle kayıtlı olan taşınırı için 1.500.000 TL amortisman ayırdıktan sonra bu taşınırı SKG işlemine konu ederek 01/01/2025 tarihinde 2.700.000 TL bedel üzerinden (B) Finansal Kiralama A.Ş.’ye devretmiştir. (B) Finansal Kiralama A.Ş. 2.700.000 TL ana para ve 1.000.000 TL faiz olmak üzere toplam 3.700.000 TL kira ödemesi karşılığında (A) A.Ş.’ye 5 yıllık süreyle kiraladığı bu taşınırı 02/01/2030 tarihinde (A) A.Ş.’ye 2.000 TL bedelle geri satmıştır.
- Ş.’nin taşınırını (B) Finansal Kiralama A.Ş.’ye satışından elde ettiği kazanç
İstisna Kazanç = Satış Bedeli – Taşınırın (A) A.Ş.’deki Net Bilanço Aktif Değeri
İstisna Kazanç = 2.700.000- (3.000.000 – 1.500.000)
İstisna Kazanç = 1.200.000 TL
(A) A.Ş. 1.200.000 TL tutarındaki istisna kazancını 30/04/2026 tarihine kadar pasifte özel bir fon hesabına alarak, bu tutarın tamamı için istisnadan yararlanabilecektir.
Vergi Usul Kanununun mükerrer 290’ncı maddesi uyarıca, Kiracı tarafından finansal kiralama işlemine konu iktisadî kıymeti kullanma hakkı ve sözleşmeden doğan borç, kiralama konusu iktisadî kıymetin rayiç bedeli veya sözleşmeye göre yapılacak kira ödemelerinin bugünkü değerinden düşük olanı ile değerlenir. (A) A.Ş. söz konusu taşınıra ilişkin SKG işleminden kaynaklanan kullanım hakkını “260-Haklar” hesabında 2.700.000 TL bedelle takip edecektir.
(A) A.Ş.’nin bu taşınır için yıllık olarak hesaplayacağı amortismanın;
(1.200.000 TL / 2.700.000 TL) %44,44’lık kısmı özel fon hesabından karşılanacak,
(1.500.000 TL/ 2.700.000 TL) %55,56’lık kısmı ise kurum kazanıcının tespitinde dikkate alınabilecektir.
(A) A.Ş. tarafından 2026 yılında yapılacak amortisman kaydı aşağıdaki gibi olacaktır. (Taşınırın ekonomik ömrü 5 yıl olarak varsayılmış olup, yıllık amortisman tutarı 2.700.000/5= 540.000 TL’dir)
| 730- Genel Üretim Giderleri | 300.024 | ||
| 549- Özel Fonlar | 239.976 | ||
| 268-Birikmiş Amortismanlar | 540.000 |
Finansal kiralama sözleşmesinin sonunda (A) A.Ş. tarafından taşınırın 2.000 TL bedelle satın alınmasına ilişkin muhasebe kaydı aşağıdaki gibi olacaktır;
| 253- Tesis, Makine, Demirbaşlar | 2.702.000 | ||
| 260- Haklar | 2.700.000 | ||
| 102- Bankalar | 2.000 |
(A) A.Ş. sat-kirala-geri al işlemine konu ettiği taşınırını (B) Finansal Kiralama A.Ş.’den 2.000 TL bedelle geri aldıktan sonra bu taşınırını 3.500.000 TL bedelle (C) A.Ş.’ne satmıştır.
(A) A.Ş. söz konusu taşınırın kullanım hakkı dolayısıyla kira süresi boyunca 1.200.000 TL’si özel fon hesabından mahsup edilmek ve 1.500.000 TL’si de kurum kazancının tespitinde dikkate alınmak suretiyle toplam 2.700.000 TL amortisman ayırmıştır.
(A) A.Ş.’nin SKG işlemine konu etmiş olduğu taşınırın, (B) Finansal Kiralama A.Ş.’den geri alındıktan sonra (C) A.Ş.’ne satışından elde edilen kazanç, kiralayan kuruma devrinden önce bu taşınmazın (A) A.Ş.’ndeki net bilanço aktif değeri ile SKG işleminin başlangıcından itibaren bu taşınmaza ilişkin olarak kazancın tespitinde dikkate alınan amortisman tutarı dikkate alınarak hesaplanacaktır.
|
Satış Kazancı = |
Satış Bedeli + Gider veya Maliyet Olarak Dikkate Alınan Amortismanlar |
– |
Taşınırın Kiralayana Devrinden Önce (A) A.Ş.’ndeki Net Bilanço Aktif Değeri + (B) Finansal Kiralama A.Ş.’den Geri Alım Bedeli |
Satış Kazancı = (3.500.000+ 1.500.000) – (1.500.000+2.000)
Satış Kazancı = 3.498.000 TL
(A).-A.Ş.’nin bu satış işlemi normal bir duran varlık satışı gibi kayıtlara alınacak olup herhangi bir istisna uygulamasından yararlanması söz konusu olmayacaktır.
Finansal Kiralama Sözleşmelerinde Amortisman Süresi
Vergi Usul Kanunun mükerrer 290. maddesinde kiracı tarafından aktifleştirilen finansal kiralamaya konu iktisadî kıymetin kullanma hakkının Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi ve üçüncü kitabının üçüncü kısmının birinci bölümünde kiralama konusu iktisadî kıymet için belirlenmiş esaslar çerçevesinde yeniden değerlemeye ve amortismana tâbi tutulacağı hükme bağlanmıştır. Diğer bir deyişle finansal kiralama sözleşmesi ile kiracı tarafından kullanım hakkı olarak muhasebeleştirilen tutar açısından amortisman süresi finansal kiralama sözleşmesi değil kullanım hakkına konu olan taşınır veya taşınmaz malın VUK uyarınca belirlenen faydalı ömrüdür.
Finansal kiralama sözleşmesi süresinin sözleşmeye konu taşınır veya taşınmazın ekonomik ömründen daha kısa olması durumunda, kiracı tarafından amortisman yoluyla kullanılamayan özel fon hesabındaki tutar, varlığın sözleşme süresi sonunda kiracıya devredilmesinden sonra ayrılacak amortismanların itfasında kullanılabilecektir.
Varlıkların Finansal Kiralama Sözleşmesi Tamamlanmadan Üçüncü Kişi ve Kurumlara Satılması
SKG süreci tamamlanmadan taşınır veya taşınmaz malların kiralayan kurumlar tarafından finansal kiralama yöntemi dahil olmak üzere (Finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halleri hariç) üçüncü kişi ve kurumlara satılması halinde, kiralayanlar tarafından elde edilen kazanç dolayısıyla bu istisnadan yararlanılması mümkün değildir. SKG işlemine konu taşınır veya taşınmazların kiralayanlar tarafından üçüncü kişi ve kurumlara satılması durumunda kazanç, kiralayan kurumlara devrinden önce bu varlıkların kiracıdaki net bilanço aktif değeri ile bu varlıklar için kiracıların kurum kazancının tespitinde dikkate alınan toplam amortisman tutarı dikkate alınarak hesaplanacaktır. Söz konusu kazanç kiralayan nezdinde vergilendirilecektir.
Sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilememesi veya kiracı tarafından finansal kiralama sözleşmesinden doğan hak ve yükümlülüklerin üçüncü kişilere devredilmesi halinde, istisna nedeniyle kiracı adına zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faizi ile birlikte tahsil olunacaktır.
Harç İstisnası
492 Sayılı Harçlar Kanununun 59/1-p maddesi uyarınca, finansal kiralama işlemlerinde, kiralanan taşınmazın finansal kiralama sözleşmesinin süresi sonunda kiracıya devri tapu harcından istisnadır. Ancak kiracı tarafından kiralayana taşınmaz devrinde benzer bir istisna bulunmamaktadır.
492 sayılı Harçlar Kanununun 4 numaralı ekindeki tarifeye göre, Sat-kirala-geri al yöntemi ile gerçekleştirilen kiralama sözleşmeleri kapsamında kiracı tarafından sözleşme süresi sonunda geri alınmak kaydıyla kiralanan taşınmazların kiralayana satışı sırasında devredenden binde 4,55 oranında tapu harcı aranmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken husus finansal kiralama sözleşmesi sonunda taşınmazın kiracıya geri satılma şartıdır.
Kiracının aktifine kayıtlı bulunan taşınmazın geri kiralama amacıyla ve sözleşme sonunda geri alınması şartıyla finansal kiralama şirketine satışı sırasında Harçlar Kanunun 4 numaralı eki uyarınca ödenen binde 4,55 oranındaki tapu harcı, söz konusu satıştan doğan kazanç kurumlar vergisinden istisna olduğundan, Kurumlar Vergisi Kanununun 5/3 maddesine göre istisna dışı kurum kazancından indirilmesi mümkün değildir. Söz konusu harç kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınacaktır.[2]
Taşınmazın herhangi bir şekilde kiracı tarafından geri alınmamasının tespiti durumunda ilgililerden genel oran (binde 20) ile binde 4,55 arasındaki farka tekabül eden harç tutarı 213 sayılı Kanun hükümlerine göre gecikme faizi ile birlikte alınacaktır.
6361 sayılı Kanunun 37’nci maddesine göre, finansal kiralama sözleşmeleri, bu sözleşmelerin devrine ve tadiline ilişkin kâğıtlar, finansal kiralama konusu malların teminine ilişkin kiralayan ve satıcı arasında düzenlenen sözleşmeler ile bunların teminatı amacıyla düzenlenen kâğıtlarla ilgili yapılacak işlemler harçlardan istisnadır.
Damga Vergisi İstisnası
6361 sayılı Kanunun 37’nci maddesine göre, finansal kiralama sözleşmeleri, bu sözleşmelerin devrine ve tadiline ilişkin kâğıtlar, finansal kiralama konusu malların teminine ilişkin kiralayan ve satıcı arasında düzenlenen sözleşmeler ile bunların teminatı amacıyla düzenlenen kâğıtlar damga vergisinden istisnadır.
SONUÇ
İşletmeler borç ödemek, işletme sermayesi olarak kullanmak ve yeni yatırımlar yapmak için finansmana ihtiyaç duyarlar. Söz konusu finansman ihtiyacı işletmenin iç kaynaklarından karşılanabileceği gibi borçlanma yoluyla da edinilebilmektedir. İşletmelerin dış kaynak ihtiyaçlarını çoğunlukla banka kredileri ile karşılamaktadırlar. Ayrıca farklı finansman uygulamaları ile kaynak temin edebilmektedirler.
Aktifinde güçlü varlıklar bulunan işletmeler açısından sat-kirala- geri al işlemi alternatif bir finansman modeli olarak karşımıza çıkmaktadır. Bir finansal kiralama işlemi olan SKG uygulamasında kiracı sahibi olduğu varlığı finansal kiralama şirketine satmakta ve aynı varlığı finansal kiralama sözleşmesi ile kiralamakta ve sözleşme süresi sonunda varlığı geri almaktadır. Klasik finansal kiralamadan tek farkı finansal kiralama konusu varlığın bizzat kiracıdan satın alınmasıdır.
SKG işleminde işletme taşınır veya taşınmaz varlığını finansal kiralama şirketine satarak nakit elde etmekte ve aynı varlığı kiralayarak kullanmaya devam etmektedir. Bu sayede mal veya hizmet üretimi sekteye uğramamaktadır. İşletmenin finansman sağlamak amacıyla varlığını satması ile SKG işlemi arasında ciddi vergisel yükümlülük farkları vardır. İşletmenin varlığını satması durumunda kurumlar vergisi ve KDV doğmakta, ayrıca taşınmaz satışında ciddi bir tapu harcı ödemek zorunda kalmaktadır. Vergi kanunları ile yapılan düzenlemeler ile varlığını işletme tarafından finansal kiralama şirketine satışı ile sözleşme sonunda finansal kiralama şirketi tarafından kiracıya satışında kurumlar vergisi ve KDV istisnaları getirilmiştir.
SKG işlemi klasik borçlanmaya göre ciddi avantajlara sahip olmakla birlikte bazı dezavantajları da bünyesinde barındırmaktadır. Öncelikle uzun sözleşme süresi boyunca önemli miktardaki kira ödemeleri özellikle kriz zamanlarında işletmeyi zorlayabilmektedir. Bu nedenle kritik öneme haiz varlıkların SKG işlemi ile finansal kiralama şirketine satılması nedeniyle kira ödemelerinde sıkıntı yaşanması durumunda varlığın tamamen kaybedilmesi riski ile karşı karşıya kalınabilecektir. Ayrıca SKG işleminde sözleşme süresi boyunca malın mülkiyeti finansal kiralama kuruluşuna geçeceğinden işletmenin varlık üzerindeki hakları da sınırlanacaktır.
SKG işlemi kısa vadeli borçların ödenmesinden ziyade nakit akışı yaratacak yeni yatırım fırsatlarının değerlendirilmesi amacıyla yapıldığında işletme açısından daha önemli faydalar yaratabilecektir.
[1] Samsun Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 21.06.2023 tarih ve 43502 sayılı Özelgesi
[2] 25/07/2019 tarih ve 603555 sayılı özelge
Umut Varlı
LinkedIn